BLOG

İş Hayatında Sağlık ve Güvenlik

19.Yüzyıldan bu yana dünyamızda ve ülkemizde görülen sanayileşme ve sonrasında ortaya çıkan teknolojik ilerlemelerle birlikte işyerleri ve çalışanların sağlığı ve güvenliği konularına dair sorunlar ortaya çıkmış, bu durum gerek özel gerekse kamu otoritelerinde endişeler oluşturmuştur. Sosyal devlet anlayışının gelişmesine paralel olarak bu alanda çalışmalar artmış, sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmanın insanı doğa hakkı olduğu anlaşılmıştır.

İşe hayatında sağlık ve güvenlik kavramları gerek beyaz gerekse mavi yakalı tüm çalışanların verimliliğine etki eden faktörlerden biri olmuştur. Bu alanda yapılacak bir hata yalnızca kişiye ve yakın çevresine zarar vermemekte; aynı zamanda ulusal ekonomiye de darbe vurmaktadır. Maddi kayıpların telafisini mümkün olsa da kaybedilen veya zorlaşan hayatların telafisi mümkün olmamaktadır.

Alınacak tedbirler bir maliyet unsuru olmanın ötesinde daha huzurlu bir çalışma ortamının elde edilmesi, Mutlu çalışanlar ve verimli işletmelerin varlığı için bir öncelik haline gelmiştir.

İş hayatında sağlık ve güvenlik tek taraflı uygulamalar bütünü değildir. Aksine i̇ş hayatındaki her unsurun paydaşı olduğu bir etkileşim ortamına işaret etmektedir. Çalışanın ve işverenin olduğu gibi iş hayatını denetleme yetkisini elinde tutan devletin de bazı yetki ve sorumlulukları mevcuttur. Dahası uluslararası düzeyde de ilo gibi örgütler bu alanda çalışmalar yürütmektedirler.

Avrupa ülkelerinde her yıl iş kazası ve meslek hastalığı sonucu; 5500 kişi hayatını kaybetmekte, 75.000 kişi sürekli çalışamaz hale gelmekte, 149 milyon iş günü kaybı, 200 milyon € maddi kayıp meydana gelmektedir. İş kazalarının 100'de 90'ı KOBİ’lerde oluyor. 50'den az çalışan olan iş yerlerinde ölüm iş kazası büyük işletmelere göre iki kat daha fazla…

İşyerindeki güvenlik kayıplarının bazı gizli maliyetleri vardır; kaza araştırma maliyeti, yerine geçen çalışanın öğrenme süresi, verim ve zaman kaybı, fazla mesai, ekstradan harcanan zaman, işletmenin prestij kaybı.

Uluslararası Çalışma Örgütü ( ILO ) verilerine göre dünya çapında;

Her 15 s'de bir, i̇ş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı nedenlerle bir işçi ölmekte, veya meslek hastalığı kaynak nedenlerle ölmekte.

Her 15 s içersinde ise yaklaşık 160 işçi iş kazası geçirmektedir. Bu da global ölçekte yılda 300 milyon iş kazası ve 300.000 civarında ölüm olayının gerçekleştiği anlamına gelmekte; bunların büyük kısmı da İş ve İşgücü kaybına yol açmaktadır.

İş ve meslek kaynaklı ölümlerin 100'de 14'ü doğrudan iş kazası şeklinde gerçekleşmektedir

Kötü ve eksik iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının ekonomik yükünün her yıl küresel gayri safi yurtiçi hasılanın 100’de 4’ü olarak gerçekleştiği tahmin edilmektedir.

İş sağlığı ve güvenliği koşulları, ülkeler, ekonomik sektörler ve sosyal gruplar arasında çok farklıdır. Ölümler ve yaralanmalar, nüfusun büyük bir kısmının tarım, balıkçılık ve madencilik gibi tehlikeli aktivitelerde iştigal ettiği gelişmekte olan ülkelerde, ağır bir bedeli yol açmaktadır.

 

 

 

 

 

Kaynak: İstanbul Büyükşehir Belediyesi,  Günlük Hayatımız ve İş Sağlığı Güvenliği Rehberi ,İBB Basımevi, İstanbul 2016, Sayfa : 28-29