BLOG

İş Hayatında Sağlık

ULUSLARARASI  Çalışma Örgütü'nün tavsiye kararlarına göre, bireylerin sağlık kapasitelerini en yüksek düzeye çıkarmalı, işin olumsuz şartları nedeniyle sağlık ve sıhhatin bozulmasına mani olunmalı, işçiyi fiziksel ve ruhsal yetilerine uygun düşen işlerde çalıştırmalı ve iş-çalışan ahengini kurarak en az eforla en çok çıktı alınmalıdır.

Bu hedefi gerçekleştirmek adına iş yerlerinde birtakım muayene şartları getirilmiştir.

Bunlardan işe giriş muayenelerinde bir iş ortamında işe başlayacakların işe alınmalarından önce işyeri hekimi tarafından sıhhatlerinin kontrol edilmesi böylece elverişli olan ve olmayanların ayrılması sağlanmaktadır.

Buna ek olarak kontrol muayenesi metodu da getirilmiştir. Erken kontrol muayeneleri yasal süreçlere göre işe girişten iş koluna göre değişmekle beraber 3-12 ay sonra yapılan kontrollerdir . Periyodik muayenelerse çalışanların belirli süreler sonrasında sağlıklarının  kontrollerinin yapılması işlemidir. Tehlikeli işler kapsamında en geç 3 yılda bir, çok tehlikeli işler kapsamında çalışanlar için en geç senede bir defa doktor raporuyla çalışmalarında sakınca olmadığı belirtilmek zorundadır. Risk gruplarına yönelik özelliği olan çalışanların kontrol muayeneleri ayrıca yapılmalıdır.

İşte sağlık kavramının ana unsurlarından biri meslek hastalıklarıdır.Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda belirtildiği üzere meslek hastalığı çalışanın çalıştırıldığı işin özelliklerine göre tekrarlanan bir nedenle veyahut işin yürütüm şartları nedeniyle uğradığı geçici ya da sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir. Belirli iş kollarına has olan meslek hastalıkları kronik bir seyir izlerken hastalık etkenine uzun süreli maruz kalma durumunu gerektirir. İş kazalarından farklı olarak başlangıcı net olarak kestirilemeyen meslek hastalıklarında hastalık etkeni tekrarlayan biçimdedir ve ilerleyici özellik gösterir.

Fiziksel etkenlerle oluşan meslek hastalıkları dünyada iş ile ilgili hastalıklarda ilk sırada yer almaktadır.Bunlardan kas ve iskelet sistemi sorunları önde gelmektedir.Ülkemize baktığımızda birinci sırada solunum sistemi kaynaklı hastalıklar görülmektedir.

Ofis Hastalıkları

Ofis hastalıkları,  sürekli aynı pozisyonda kalma,  tekrarlayan hareketler, ekranlı ve klavyeli araçlarla çalışma, el bileği ve parmaklara aşırı yüklenmeler. ortamın ısı, oksijen, nem, ışık ve konfor yönünden uygunsuzluğunun neden olduğu multisistemik hastalıklar topluluğudur. Ofis hastalıklarından korunmak için:

- Spor , fiziksel aktivite,

- Düzenli uyku ve dinlenme,

- Ergonomik ofis dizaynları kullanmak,

- İş yaşantısı dışında psikolojik deşarj sağlayan hobilere zaman ayırmak yeterlidir.

Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları

Vücut kasları kullanılmamaya bağlı olarak zayıflayıp vücudun bütün yükleri iyi dengelenmeden kemik ve eklemlere binmektedir. Böylece bel ağrıları, boyun-bel fıtıkları, dizlerde öncelikle olmak üzere kıkırdak aşınmaları sık meydana gelir.

Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Sürekli stres, hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarında en önemli faktörlerdendir.Ek olarak azalmış beden aktivitesi ve aşırı beslenme sonucu yüksek kolesterol seviyeleri gibi kan biyokimyası bozuklukları da kalp ve damar hastalıklarında risk faktörleridir.

Psikolojik Hastalıklar

Sürekli stres hali insanlarda depresyon, öfke, mutsuzluk, uyumsuzluk gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olur.Büro çalışması ayrıca gözden başlayarak, mide-bağırsak, mesane ve idrar yollarına kadar birçok vücut organlarında rahatsızlığa yol açabilir.

Alerjik Hastalıklar

Çalışanların kapalı ve dar alanlarda topluca bulunmaları, halı döşemeler, sigara alışkanlığının yayılması, ofislerde kullanılan havalandırma ve ısıtma sistemleri gibi faktörler sonucu alerjik hastalıklar meydana gelebilmektedir.

 

 

 

 

 

Kaynak: İstanbul Büyükşehir Belediyesi,  Günlük Hayatımız ve İş Sağlığı Güvenliği Rehberi ,İBB Basımevi, İstanbul 2016, Sayfa : 40-41