BLOG

İş Hayatında Güvenlik

Dünya üzerinde insanın ilk göründüğü günden bu yana bireylerin gereksinimleri değişikliklere uğrayabilmiştir.Ancak güvenlik ihtiyacı en temel ihtiyaçlardan biri olarak her zaman var olmuştur.

Bu konuda çalışmalar yapan Amerikalı psikolog Abraham Maslow 1943 yılında kendisini bilim dünyasında meşhur kılan “ ihtiyaçlar teorisini” kurgulamıştır.Maslow’a göre insan ihtiyaçları bir piramidi andırırcasına tabandan tavana doğru gitmektedir.Maslow insan ihtiyaçlarını şöyle sınıflandırmıştır:

- Fizyolojik Gereksinimler: İnsan bedeninin düzgün bir biçimde çalışmasını devam ettirmesi için gereken nefes alma, yeme­ içme, uyuma gibi ihtiyaçlardır.

- Güvenlik gereksinimi: Kişilerin vücut bütünlüğünün, aile ve mülkiyet güvenliğinin sağlanması konuları bu başlık altında toplanmaktadır.

- Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi: Bireylerin ilişki kurma ihtiyaçlarını ifade eder. Arkadaş edinme, aile kurma bu grupta sayılabilir.

- Saygınlık gereksinimi: Kendine saygı ve özgüven duyma, başarı kazanma, toplumdaki diğer bireylerden saygı görme bu katmanda yer alır.

- Kendini gerçekleştirme ihtiyacı: Piramidin tepesinde yaratıcılık, içinde bulunduğu cemiyete ve dünyaya katkı sunma, erdemli olma gibi ihtiyaçlar bulunmaktadır.

Maslow'un yukarıda özetlenen ve bilim dünyasında hala daha geçerliliğini sürdüren bu teorisinde güvenlik ihtiyacının önde gelen gereksinimlerden biri olduğu ve toplumsal herhangi bir eyleme girişmeden evvel bu ihtiyacın karşılanması gerektiği açıkça gösterilmiştir. Dolayısıyla geçimini sağlamak için çalışmak ve üretmek durumunda olan insanın güvenli bir ortamda çalışma ve işe gereksinimi vardır.

Hayatını kaybeden ve sakat kalan vakalar açısından rakamlar, Türkiye'yi dünyada iş kazalarının en sık görüldüğü ülkelerden biri olduğunu göstermektedir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile birlikte iş güvenliği alanında çok ortaklı bir yapıya geçilmiş, gerek devlete, gerekse işverene yeni roller yüklenmiştir. Düzenlemeyle birlikte işyeri hekimleri ile iş güvenliği uzmanlarının yetki ve sorumlulukları arttırılmıştır.

* İş yerindeki risklerin farkında olmak etkili önlemenin ön koşuludur. 2000 AÇKA’ya [Avrupa Çalışma Koşulları Araştırması] göre 18-24 yaş aralığındaki çalışanlar [%8] yaptıkları iş nedeniyle sağlıklarının risk altında olduklarını diğer tüm çalışanlar kadar [%7] hissetmektedir.

Aynı çalışmaya göre. genel işgücüyle karşılaştırıldığında genç çalışanlar çeşitli kişisel koruyucu donanımları aynı sıklıkta kullanmaktadır [18-24 yaş aralığındaki çalışanların %27’si ve tüm çalışanların %25'i bu tür donanımları çalışma sürelerinin yarısında ya da daha fazlasında kullanmaktadır]

Avrupa’da İş Kazaları:

Avrupa birliği üye ülkelerinde iki tip iş kazası bildirim sistemi kullanılmaktadır.Bunlar, sigorta tabanlı olan sistem ve işverenin resmi makamlara bildirimde bulunmasını gerektiren sistemdir.İrlanda’da ikinci sistem uygulanmaktadır.Sigorta tabanlı olan sistemi uygulayan ülkelerde veriler ulusal anlaşmalara bağlı olarak kamu veya özel sigorta yetkilileri tarafından toplanmaktadır.

Ekonomik teşvik nedeniyle bildirim düzeyi neredeyse %100’e ulaşır.Buna karşın işverenin yetkili makamlara bildirimde bulunduğu sistemde bu oran oldukça düşmektedir.

Bu oranın %30 ila %50 arasında değiştiği düşünülmektedir. Eurostat verilerine göre İrlanda için bu oran % 38 dir.Avrupa Birliği düzeyinde iş kazaları verilerinin toplanması için tek bir sistem geliştirilmesini amaçlayan Avrupa İş kazaları İstatistikleri ( ESAW) projesi yürütülmektedir.

 

 

 

 

 

Kaynak: İstanbul Büyükşehir Belediyesi,  Günlük Hayatımız ve İş Sağlığı Güvenliği Rehberi ,İBB Basımevi, İstanbul 2016, Sayfa : 46-47